Sevgili Evladım (SEVEV) 2021

Sevgili Evladım sevgilievladim.org (SEVEV) site simgesi LOGO

Bir Babanın Sınırlı Gayretleri, Sınırsız Hayalleri

Ben Marmaris/MUĞLA’da yaşayan 40’lı yaşlarında bir aile babasıyım. Bir kızım ve iki oğlum var. Çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede Müslüman bir ailenin çocuğu olarak doğdum. Dolayısıyla doğuştan Müslümanım diyebilirim (: Ne var ki kendimi başarılı bir mümin olarak göremiyorum. Ama çabaladığımı söyleyebilirim. Çok daha fazla çabalamam gerektiğinin de farkındayım.

Çocuklarımıza karşı taşıdığımız sorumluluklarımız arasında en başta gelmesi gerekenin, onlara İslamiyet’i tanıtma sorumluluğumuz olduğuna inanıyorum. Çocuklarımız buluğ çağına geldiklerinde dini vecibelerini yerine getirebilecek inanç, bilgi, beceri ve alışkanlığa sahip olmalılar diye düşünüyorum. Çünkü Allah’ın varlığına ve ahiret hayatına inanmış anne babalar olarak, çocuklarımıza sahip çıkmamız ve onları da kendimizle birlikte sonsuz bir hayata hazırlamamız gerektiğine inanıyorum.

Peki kendimize ve kendi çocuklarımıza karşı taşıdığımız sorumluluklar dışında, başkalarına ve başkalarının çocuklarına karşı da sorumluluklarımız yok muydu?

Sevgili Evladım sevgilievladim.org (SEVEV) hakkımızda yazısı

Müslüman Olarak Doğmak; Yarışa Önde Başlamak

Bir gün kızım bana şöyle bir soruyla geldi: “Baba, Peygamberimiz (S.A.V.) her çocuk İslam fıtratı üzere doğar, sonra anne babası onu Yahudi veya Hristiyan veya başka bir şey yapar demiş ya. O zaman benim gibi Müslüman anne babası olmayan çocukların ne suçu var?”

Kızımın bu sorusunda bahsettiği hadisin farklı rivayet ve farklı açıklamaları olsa da, ben kızımın sorusunu şu şekilde anlamıştım: Almanya’da iyi eğitimli, maddi durumu gayet iyi Hristiyan bir anne babanın çocuğu olarak da Kolombiya’da uyuşturucu satıcısı bir anne babanın çocuğu olarak da; Güney Kore’de eşcinsel ateist bir anne babanın çocuğu olarak da Filistin’de kampta yaşayan Müslüman bir anne babanın çocuğu olarak da dünyaya gelebilir insan. Yani dünyaya gelen hiçbir çocuğun doğacağı ülkeyi, zamanı, toplumu; anne babasını vs. seçme şansı yok. Bu sadece ebeveynlerin dini ile alakalı bir konu da değil üstelik; bir çocuğun doğuştan itibaren sahip olabileceği veya mahrum olabileceği imkanlar ile de ilgili.

Ben kızıma dilim döndüğünce şunu anlatmaya çalışmıştım.

Soruna tam olarak cevap veremeyeceğim zira İslam âlimleri bile bu konuda tam bir fikir birliğine sahip değil gibi görünüyor. Evet kızım Allah her çocuğu farklı şartlarda bu dünyaya getirir. Bu aslında dünyadaki hayatımızın tam da en temel meselelerinden biridir. Dünya hayatı başından sona bir imtihandır. Hatta imtihan içinde bir imtihandır ve Allah bir insanı hangi şartlarda dünyaya getirirse getirsin tüm insanlar için bu imtihan şartlarının adil olduğunu kabul edebiliriz. Çünkü biz Allah’ın tüm insanlara karşı adil olduğuna ve hiç kimseye haksızlık yapmayacağına inanırız. Bu halde, eğer bazı insanlar bazılarına göre daha zorlu şartlarda dünyaya gelmişlerse, demek ki bu insanlar için Allah’ın farklı kolaylıkları-şartları olacaktır, hem bu hayatta hem de ahiret hayatında. Bunun tersi de geçerli olsa gerek. Yani bazıları bazılarına göre daha elverişli şartlarda dünyaya gelmişlerse bu insanlar için de onları bekleyen farklı şartlar-zorluklar vardır diye düşünebiliriz. Bunu şöyle bir örnekle açıklamaya çalışayım. Değişik engelleri barındıran bir yarışmaya bazı yarışmacılar diğerlerine göre çok geride başlıyor olsun. Bunun adil bir yarışma olduğunu biliyorsak şöyle düşünürüz: Geride başlayan yarışmacıların yarışma süresince önlerine ya farklı kolaylıklar-fırsatlar çıkacaktır ya da onların yarışma sonundaki puanlaması daha avantajlı olacaktır; ya onların parkuruna bazı engeller konmamış olacak ya da kaybettiklerinde/ yandıklarında kullanabilecekleri joker hakları olacak. Önde başlayan yarışmacıları da bekleyen farklı, daha zor etaplar var demek ki. Ya da önde başlayanların yarışmayı kazanmak için geride başlayanlara göre çok daha fazla puan toplaması gerekecek. İşte bunun gibi dünya imtihanına önde başlayanların durumu ile geride başlayanların durumu tabi ki aynı olmayacaktır.

Kızım bu cevaptan tatmin olmuş gözükerek gitmişti gitmesine de, ben kendi verdiğim cevabı düşünüyordum hala. Öyle ya madem ben, hem Müslüman bir toplumda Müslüman bir ailede hem de böylesine geniş imkânlara sahip olarak dünyaya gelmişsem, bunların bir karşılığı olmalıydı. Kendim ve ailem dışındaki diğer insanlar için de bir şeyler yapmalıydım.

Kitap Satan İhtiyarlar

sevgilievladim.org (SEVEV) hakkımızda yazısı

Sonra aklıma sıcak bir yaz günü geldi. Ailecek ya denize gidiyorduk ya da denizden dönüyorduk. Üç ihtiyar gördüm sokağımızda. Kucaklarında üst üste konmuş dini kitaplar, üzerlerinde uzun kollu hiç de mevsime uygun olmayan kıyafetlerle ter içindeki bu amcalar, bana müftülüğün ve en yakın caminin yerini sordular. Belli ki sokak sokak gezerek kucaklarındaki dini kitapları satıyorlardı. Bana da teklif ettiler ama evde var var amca diyerek geçiştirdim tekliflerini kitaplarını incelemeden. Bu yaptığımı sonradan bana da çok yapan olacağını bilmeden, onları sokakta bırakıp ayrılmıştım oradan.

365 Günde Sevgili Peygamberim

Sevgili Evladım sevgilievladim.org (SEVEV) 'in hikayesi

Ben de bu ihtiyarlar gibi kitap satabilirdim. Daha önce kızıma aldığım bir kitap vardı. 365 Günde Sevgili Peygamberim. TİMAŞ yayınlarından Nurdan DAMLA hanımefendinin Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) hayatını anlatan çok güzel bir çocuk kitabı. Bu kitabı tanıtmaya ve satmaya karar verdim.

Takip eden aylarda, TİMAŞ ile irtibata geçerek satış fiyatı 65 TL olan bu kitaptan 500 tane satın aldım. Tanesi 33,75 TL’ye gelmiş oldu. Aynı zamanda tsinav.com sitesinde kitabın içeriğinden bilgi yarışması düzenleme hakkı elde etmiş oldum. Gelen ilk parti 200 adet kitabı, evimizin bir odasına istifledim. Sonraki 300 adedi de bir arkadaşım, dükkânının altındaki deposunda muhafaza etmeme müsaade etmişti. Kitaplarla birlikte naylon poşet ve kitap ayracı da göndermişti TİMAŞ’tan yardımcı olan beyefendi.

Marmaris’te dükkân dükkân gezerek kitabı tanıttım, yarışmadan bahsettim, insanları ikna etmeye çalıştım almaları için. 40 TL’den satıyordum. Ama kâr amacı gütmüyordum.

Düzenlenecek olan yarışmada, TİMAŞ’ın ilk 10’a girecek olanlara vermeyi taahhüt ettiği kitap çeklerine/indirimlerine ilave olarak ben de birinciye 24 jant kaliteli bir bisiklet verecektim.

Bir de yarışma afişi hazırlamıştım bilgisayarımda, siyah beyaz çıktısını alıp, kesip kitapların arasına koyuyordum kitap ayracı ile birlikte. Zaten kimisine 35’e, kimisine 30’a, kimisine de cebinden çıkardığı 20 lira ancak eden bozuk paralarına veriyordum kitabı. Ücretsiz verdiğim de oluyordu, kimisine birkaç ay sonra gelip alırım diyordum parasını, kimisine de helal olsun. Kitapların tamamını ücretsiz de dağıtabilirdim ama bu hem benim için sürdürülebilir bir durum olmazdı hem de ücretsiz dağıtılan bir kitabın değerinin pek bilinmeyeceğini, bir kenara bırakılıp okunmayacağını düşünüyordum. Benim amacım kitapları toplu alarak satış fiyatını düşük tutmaktı. Kitabın satış fiyatı 85 TL’ye çıktığında da ben hala aynı fiyatlardan satmaya devam etmiştim.

Marmaris’teki dükkânların çoğuna girdim bu şekilde. Kimisinden adeta kovuldum. Kimisinden 15-20 dakika sohbet ettikten sonra kitabı veremeden çıktım. Hâlâ da bazı günlerde fırsat buldukça sırt çantama attığım 3-5 kitabı tanıtarak satmaya çalışırım esnafa.

Birkaç kırtasiyeye, ücretini satıldığında almak üzere, bu kitaptan bıraktım. Birkaç ayda bir uğrayıp kontrol ediyorum satılmış mı diye. Satılmış ise ücretini alıp yenisini bırakıyorum.

İlçe müftülüğünden izin alarak, yazın Kuran kurslarında kitabı tanıtıcı kendi hazırladığım broşürleri dağıttım çocuklara. Sadece bir anne geri dönmüştü Whatsapp’tan ve kitaptan istemişti. Ama ona da çok sevinmiştim.

Okullarda da kitabı tanıtmayı ve satmayı düşünmüş olsam da, malum bürokratik engellerden dolayı mümkün olmamıştı.

Okullara Ücretsiz Kitap

Sevgili Evladım sevgilievladim.org (SEVEV) hakkımızda yazısı

Sonra internette rastladığım bir forum sitesinde, okul öğretmenleri okullarının kitap eksikliklerini bildirerek gönüllülerden kitap bağışı talep ediyorlardı. Bu foruma bilgilerini bırakan öğretmenlerle iletişime geçerek, ücretsiz ve kargo masrafını da karşılayarak, 5’er adet 365 Günde Sevgili Peygamberim’den göndermeye başladım.

Ödüllü Bilgi Yarışması

sevgilievladim.org (SEVEV) tarafından düzenlenen tsinav.com sitesinde ödüllü online bilgi yarışmasıTsinav.com sitesinde yapılacak olan yarışma için, kitabın yazarı Nurdan DAMLA hanımefendiye de danışarak, soruları hazırladım. Site yetkililerine gönderdim. Bugünlerde yarışma sitesinde yarışmanın afişinin yayımlanmasını bekliyorum. Afiş yayımlandıktan sonra, çeşitli vasıtalarla yarışmanın tanıtımını yapmalıyım.

Kendi Sitemi Kurma Fikri sevgilievladim.org

tsinav.com Sitesinde yapılacak olan yarışma bana kendi internet sitemi kurma fikrini verdi. Blog şeklinde hazırlamayı düşündüğüm bu sitede, 365 Günde Sevgili Peygamberim kitabını tanıtabilecek, kitabın indirimli fiyatı ile satışını yapabilecek, köy okullarına gönderilmesi için kampanya yaparak sponsor bulabilecektim. En önemlisi de bu sitede kendi bilgi yarışmalarımı düzenleyebilecek, dereceye girenlere verilecek hediyelere sponsor bulabilecektim.

Bir Hayal: Sevgili Evladım (SEVEV)

Bu faaliyetleri yaparken, yeni insanlarla tanışıyordum. Keşke bir dernek kurabilsek diye düşündüm. İlerde kurmayı istediğim bu derneğin adını da bulmuştum: Sevgili Evladım (SEVEV). Sloganı da “Evladına sahip çık; onu sonsuz geleceğe hazırla.” Bir tanıdığa logo da hazırlatmıştım. Sağolsun ücretsiz yapmayı kabul etmişti bu kişi, benim de bu güzel işte bir payım olsun diyerek.

Şimdilik bir hayal olan bu derneğin kurulduğunda temel amacı evlatlarımıza Peygamber Efendimiz’i (S.A.V.) tanıtmak olacak. Dernek çatısı altında yapılabilecekleri ise zaman gösterecek ama Peygamber Efendimizi (S.A.V.) tanıtma dışında evlatlarımıza sahip çıkma adına yapılabilecek her şeyin böyle bir derneğin müstakbel üyeleri tarafından büyük bir azimle yapılacağını düşünüyorum.

Rabbim niyetlerimizi halis kılsın inşallah.

Sadece linklere tıklayıp paylaşımda bulunarak bile çabalarımıza ortak olabilirsiniz!