KUR’AN-I KERİM’DEN

Yararlanılan Kaynak: İniş Sırası Üzerinden Kur’an Bana Ne Diyor? Açıklamalı Meal – Veli Tahir ERDOĞAN – BİLGEOĞUZ Yayınları-12. Baskı

Dua

“Rabbim! Kendime zulmettim. Beni bağışla.”

Kasas 16

İstemeden birisini öldüren Hz. Musa’nın duası.

Yap

Bizim inandığımız Allah; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Bir ve tekdir. Ezeli ve ebedidir. Her şeye gücü yeter… İşte sen de Rabbimizin büyüklüğünü düşünerek O’na ibadet etmede sabırlı ol. Böyle bir ilaha kulluk ettiğin için gurur duy. Zaten insanın gurur duyabileceği tek şey de budur.

Meryem 65

Yapma

Lüks ve sefahate dalıp gitme! Sana verilen nimetleri veriliş amaçları dışında kullanma. Bir gün ölüp gideceğini ve bir başka gün de diriltilip hesap sorulacağını unutma.

Vakı’a 45

PEYGAMBER EFENDİMİZDEN (S.A.V.)

Yararlanılan Kaynak: İmam Nevevi Riyâzü’s-Sâlihîn Peygamberimizden Hayat Ölçüleri (Erkam Yayınları-2020)

Hadis

Bir sahabinin sorusu üzerine Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Evet, eğer sen sabrederek, ecrini sadece Allah’tan bekleyerek ve cepheden kaçmaksızın, Allah yolunda öldürülürsen, günahlarına kefaret olur. Ancak borçların bunun dışındadır. Bunu bana Cibril söyledi.”

Cilt-2 Sayfa 164

“Bir kimse hastalanması veya (cihad ve hayır için) yola çıkması sebebiyle, yapageldiği nafile ibadetlerini yerine getiremezse, ona evinde sağlıklı iken yaptığı amellerin sevabı yazılır.”

Cilt-1 Sayfa 475

Sünnet

“Ümmetimi (veya insanları) zora sokmaktan endişe etmeseydim, onlara her namaz vaktinde misvakla dişlerini temizlemelerini emrederdim.”

“Misvak kullanmak ağzın temiz kalmasına ve Rabbin razı olmasına sebeptir.”

Peygamber efendimiz, gece (teheccüd) namazları dahil, namazlardan önce, uykudan uyandığında, eve girdiğinde ilk iş olarak misvakla dişlerini temizlerdi.

Cilt 5 Sayfa 440-443

Dua

“Allahım, beni bağışla, bana merhamet et, rızanı kazandıracak işler yaptır, bana afiyet ve hayırlı rızık ver.”

Cilt 6 Sayfa 339

Yap

“Yanında ok varken mescidlerimize ve çarşı-pazarımıza uğrayan kimse, Müslümanlardan herhangi birine onlardan bir zarar gelmemesi için, okunun ucundaki demirleri eliyle tutsun.”

Cilt 2 Sayfa 179

İşte sana “elinden ve dilinden insanların güven içinde olması” prensibine bir kıstas. “Pardon, kusura bakma” gibi dilin ucuyla söylenen sözlerin arkasına sığınarak çevrene karşı kayıtsız olmak yerine, sen de bu derece bir hassasiyetle, insanlara karşı duyarlı ol. Evine gelen misafirine hazırladığın pilavın altı tuttuğunda “kusura bakma” dersin. Otobüste ayağına bastığın insana demezsin! Otobüs ani bir fren yaptığında bile hiç kimsenin ayağına basmamak için sıkı tutunacaksın. Yine de elinde olmadan yaptıysan böyle bir şey “özür dilerim” diyeceksin! “Hakkını helal et” diyeceksin!

Yapma

“Ben sadece bir beşerim. Sizler bana yargılanmak üzere geliyorsunuz. Belki sizin biriniz, delilini getirmekte diğerinizden daha becerikli ve daha üstün anlatımlı olabilir. Ben de dinlediğime göre o kimsenin lehinde hüküm veririm. Kimin lehine kardeşinin hakkını alıp hüküm vermişsem, ona cehennemden bir parça ayırmış olurum.”

Cilt 2 Sayfa 169

Ah gözünü sevdiğim (S.A.V.)! Ne kadar da güzel anlatmışsın yargılamayı, adaleti, haklı çıkmakla hakka girmek arasındaki ayrımı… Evet tuttuğun o pahalı avukatla mahkemede karşı tarafı hakimin karşısında haksız duruma düşürebilirsin. Ağzın iyi laf yapıyordur, evde kardeşini anne-babanın karşısında; sınıfta arkadaşını öğretmenin karşısında, işyerinde iş arkadaşını patronunun karşısında haksız duruma düşürebilirsin. Ama biraz aklı ve imanı olan, haklı çıkıp hakka girmekten ve sonuçta cehennemden kendisine bir parça ayırmaktansa haksız çıkmayı yeğler!